Fokuslu-Ultrason-ile-Ameliyatsız-Yüz-Germe.jpg

Fokuslu Ultrason (HIFU) ile Ameliyatsız Yüz Germe

Yüksek yoğunluklu odaklanmış ultrason veya yaygın söylem ile “Fokuslu ultrason” (HIFU),“ameliyatsız yüz germe”, “ameliyatsız yüz gençleştirme” konusunda; ameliyatlı yöntemlere değerli bir alternatif sunan bir teknolojidir. Ultrasonla yüz gençleştirme(HIFU) FDA (Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi) tarafından yüz ve dekolte bölgesindeki çizgilerin tedavisi açısından etkinliği onaylanmış bir tedavidir. Fokuslu Ultrason cildi güvenli bir şekilde gerginleştirmek ve sıkıştırmak için ultrasonun gücünü kullanmaktadır. Ultrason etkisi, IPL ve diğer lazerler veya Radyo-Frekans gibi ışıktan üretilen enerjiyi kullanan cihazlardan farklı bir enerji şeklidir. Fokus ultrason (HIFU),cilt yüzeyini korurken, radyo frekanstan daha derinlerde daha yüksek sıcaklıklar ile belirgin etki yaratabilir. Ultrason ile yüz germe (HIFU) cilt gençleştirme amacı ile kullanılan lazerler gibi deriyi delerek geçmeyip, deriye zarar vermeksizin etkisini derin dokuda direkt oluşturur. HIFU, hedef noktadaki dokuyu yaklaşık 65 °C’ye kadar milimetrik noktalar şeklinde ısıtılır. Yan yana bir sıra milimetrik noktalar şeklinde ısıttığından dokuya zarar vermediği gibi beklenilen ağrıyı da oluşturmaz. Fokuslu ultrason sayesinde oluşturulan kontrollü ısı ile iyileşme ve kollajen oluşumu uyarılır ve hızlandırılır. Oluşturulan ısı sonucunda uyarılan iyileşme ve artmış kollajen süreci, 2-6 ay boyunca devam eden “gerilme ve sıkılaşma” sağlayacaktır. Fokuslu ultrason yaptıranların yorumları bu güzel etkiyi yaklaşık olarak 2 yıl boyunca gördüklerini vurgular.

Fokus ultrason tedavisi Botoks alternatifi değildir. Aynı zamanda, Botoks uygulaması ile özellikle alın, göz çevresi ve kaş arasında Fokuslu ultrason (HIFU) etkinliğini arttırabilirsiniz. Göz çevresi, gülme çizgileri, yanaklar, boyu dekolte ve çene altı bölgesindeki sarkma ve gevşemelere karşı yüz tonusunu korumak için en etkili ameliyatsız yöntemlerin başında Fokus ultrason (HIFU) uygulamaları gelir. Ultrasonla yüz germe (HIFU) uygulamasında; yüz germe ameliyatındaki gibi sinir hasarı, hissizlik, hematom ve iz gibi riskler de yoktur.

Fokuslu Ultrason (HIFU),Ultrasonla Yüz gençleştirme yararları nelerdir?

  • Cerrahi olmayan bir işlem olan Fokus Ultrason uygulaması hastalara diğer prosedürlere göre birçok avantaj sunar
  • Klinik olarak kanıtlanmış etkinliği ile FDA onaylı bir yöntemdir.
  • Güvenli ve konforlu bir uygulamadır.
  • Anesteziye ihtiyaç yoktur ağrısızdır.
  • İşlem sonrası iş veya sosyal hayata dönülebilir.
  • Tek seanslık bir uygulamadır, etkinliği 2 yıl kadar sürebilir.
  • Üç farklı derinlik kartuşu (1.5mm, 3mm ve 4.5mm) ile farklı deri katlarına ve farklı yüz yapılarına etkilidir.
  • Deride yaralanma veya zarar oluşturmaksızın etki gösterdiğinden iz kalma, renk değişikliği oluşturma, enfeksiyon riski yoktur.

Fokuslu ultrason (HIFU) uygulamasından önce neler yapılır?

İlk görüşmede Fokuslu ultrason tedavisine ihtiyacınız olup olmadığı değerlendirilir. Deri fazlalığı var mı, dokunun gerginliği (tonusu), kas ve bağ dokusu durumunuz değerlendirilir.

Fokuslu Ultrason Fiyatları,

Fokuslu ultrason fiyatları uygulama bölgesinin fazlalığına göre değişkenlik gösterir. Fokuslu ultrason fiyatları sadece yüz uygulaması veya yüz ve boyun birlikte uygulamaları farklılık gösterir. Fokus ultrason fiyatlarını veya ultrasonla yüz gençleştirme fiyatları belirleyen diğer unsur da yüzdeki deformitenin miktarına bağlı olarak yapılması gereken atış miktarıdır. Fokuslu ultrason yorumlarında sıkça karşılaşacağınız gibi doğru yönde, doğru bölgelere, doğru miktarda yapılacak atışlar sonucu belirleyecektir. Fokus ultrason doktor tarafından yapılması gereken bir uygulamadır. Özellikle cerrahi anatomi bilgisi deformitenin doğru tanımlanması, yapılacak atışın yönü, vektörü ve miktarı ile birlikte başarıda belirleyici faktördür. Doğru hasta seçimi ve doğru uygulama önemlidir.

Fokuslu ultrason (HIFU) uygulaması ne kadar sürer?

Uygulama alanına ve tedavi planına göre atış sayısı ve tedavi süresi 30-60 dakika arasında değişir.

Fokuslu Ultrason (HIFU),Ultrasonla Yüz gençleştirme sonrası neler görülür?

  • Elastin ve Kollajen üretimini artırır
  • Cildi canlandırır
  • Yanak çizgilerinde (Nasolabial) silinme
  • Deride sıkılaşma
  • Yanak, Çene kenarı & Boyun Sıkılaşması
  • Gıdı bölgesinde küçülme
  • Yüzdeki ince kırışıklıklarda azalma görülebilir.

Fokuslu Ultrason yaptıranlar etkisini ne zaman görür?

Asıl beklenen etki tedaviden 2-3 ay sonra oluşur. Hafif ya da orta derecede cilt gevşekliği olan hastalarda çene hattında, gülme çizgilerinde toparlanma ve elmacık kemiklerinin ortaya çıkması bu etkilerden bazılarıdır.

Fokuslu Ultrason etkisi ne kadar sürer?

Klinik gözlemlerimize göre 2 sene kadar etkisinin sürdürür. Bununla birlikte, bireysel sonuçlar farklı olabilir.

Fokus Ultrason kaç seans yapılır?

Fokuslu ultrason tek seanslık bir uygulamadır. Hafif ve orta derecede cilt gevşekliği olan kişilerde tek seans uygulama yeterlidir. Ağrı derecede sarkması ve deri fazlası olanlarda uygun bir yöntem olmayıp, bu kişilerde yüz germe ameliyatı önerilir.

Fokuslu Ultrason (HIFU) nasıl etki eder?

Fokuslu ultrason uygulamasında cildin farklı katmanlarına derinlemesine ultrason enerjisi iletir. Milimetrik noktasal ısı enerjisi, SMAS, derin dermis ve epidermis gibi derinin farklı katmanlarında 65 ° C ve 70 ° C arasındaki sıcaklıklarda verilir. Farklı katmanlara farklı derinliklere etki eden başlıklar ile ulaşılır. Bu hassas hedefleme, fokuslu ultrason (HIFU) tedavilerine özeldir. Cerrahi olmayan diğer cilt sıkıştırma tedavileri dokuları bu şekilde hedefleyemez. Ses dalgaları cildin yüzeyini atladığından cilde zarar vermeksizin dermal ve alt-dermal dokuları hızla ısıtır ve dokuda kollajen üretimi yönünde uyarılmaya neden olur. Doku, kendisini iyileştirme sürecinde, kollajen liflerin üretimini ve organizasyonunu uyarır; bu da, tedavi edilen bölgede cildin uzun süre sıkılaşmasına ve yukarı doğru gerilmesine neden olur. Yeni kollajen oluşumu, cildin genç görünümünü korumaya yardımcı olan önemli bir parçasıdır.

Fokuslu ultrason öncesi sonrası fotoğraflarda belirgin bir fark ve hastada ciddi bir etki yaratabilmek için uygun miktarda enerji (atış sayısı) uygun şekilde ihtiyaç duyulan bölgeye verilmelidir.

Fokuslu Ultrason (HİFU) zararları var mıdır?

Fokuslu ultrason deride zarar vermeksizin etki ettiğinden deride yara, kesi vb oluşturmaz. Fokuslu ultrason tedavisinden hemen sonra deride birkaç saat süren hafif bir kızarıklık olabilir. Yine fokuslu ultrason yaptıranlar hemen sonrasında elmacık kemiklerini daha belirgin hale getiren hoş bir ödem olur. Cildi daha parlak ve güzel gösterir. Bu ödeme bağlı bir güzellik halidir, asıl etki 2 ay içerisinde başlayacaktır. Bahsi geçenler fokus ultrason yan etkileri olarak sayılabilecek erken dönem durumlardır.

Fokuslu Ultrason (Ameliyatsız Yüz Germe) nedir?

Fokuslu Ultrason yüz ve boyun bölgesinde kullanılan, cilde zarar vermeksizin, herhangi bir kesi olmaksızın, ameliyatsız olarak gevşek veya hafif sarkmış yüzü-boynu sıkılaştırma, toparlama işlemidir. Bu amaçla ultrason (ses dalgalarını) kullanır.

Fokuslu Ultrason (Ameliyatsız Yüz Germe) nin diğer ameliyatsız yüz gençleştirme

uygulamalarından farkı nedir?

Fokuslu Ultrason ultrason sayesinde etki edeceği sahayı görmeyi sağlayan ve farklı derinliklerdeki doku katmanlarını hedefleme özelliği olan bir uygulamadır. Farklı başlık seçenekleri ile (4,5mm, 3mm, 1,5mm) her doku katmanında veya farklı kalınlıktaki ciltlerde uygun bölgede etki oluşturma avantajına sahiptir. Tüm bu etkileri yaparken de diğer yüz gençleştirme yöntemlerinden farklı olarak ciltte herhangi bir hasar oluşturmayıp, etkiyi direkt doku içerisinde oluşturur. Fokuslu Ultrason tedavilerinde doğru vektörde doğru başlıklar ile yapılan uygulamalar başarıyı arttırır.

Fokuslu Ultrason (Ameliyatsız Yüz Germe) kimlerde etkilidir?

Fokuslu Ultrason yaş ile veya ailesel özellikler sebebi ile daha erken yaşlarda (30’lu yaşlar) yüz ve boyu derisinde gevşemeler, çene altında ve kenarında birikmeler oluşmaya başlayan kişilerde çok uygun bir tedavi seçeneğidir. Yine gıdı bölgesinde birikimler, boyun ve dekolte bölgesinde gevşemeler başlayan kişilerde de etkili tedavi seçeneklerinin başında gelir. Bu bölgelerde sıkılaşma ve gerilme, ince kırışıklıklarda azalma, çene kenarının belirginleşmesi, gıdı bölgesi birikimlerin azalması, ağız kenarı (nasolabial) çizgilerde azalma  gibi etkileri ile tercih edilen bir tedavidir.

Erkeklerde Fokuslu Ultrason (Ameliyatsız Yüz Germe) için uygun bir aday mıdır?

Kesinlikle! Fokuslu Ultrason hem erkekler hem de kadınlar üzerinde eşit derecede iyi etki eder.

Fokuslu Ultrason (Ameliyatsız Yüz Germe) en iyi kim yapar?

Fokuslu Ultrason sonuçları ve hasta konforu belli oranda hekimin tekniğine bağlıdır. Bu sebeple kliniğimizde Fokuslu Ultrason tedavilerimiz bir hemşire veya tıbbi asistan değil Yrd. Doç.Dr.Mehmet Çeber tarafından bizzat uygulanmaktadır. Fokuslu Ultrason tedavisinde uygulama vektörü, yönü, atış sayısı ve dozlar her hasta için özel planlanmakta olup bunlar tedavi başarısında önemli etkenlerdir. Yine hangi hastada, hangi bölgede kaç milimetrelik başlıkla uygulama yapılması gerektiği de önemlidir. Fokuslu Ultrason cerrahi anatomi bilgisine sahip uzman ellerde yapılmasıgerekli olan bir teknolojik tedavi yönteni olup, yardımcı sağlık personeli tarafından uygulanmaması gereklidir.

Fokuslu Ultrason (Ameliyatsız Yüz Germe) sonuçları nelerdir?

Fokuslu Ultrason, cildin altındaki kollajeni yeniden düzenleyerek ve yenileyerek hafif veya orta derecede gevşek veya sarkma görülen ciltlerde etkili olabilmektedir. Fokuslu Ultrason kaşları kaldırabilir, daha canlı bir görünüm kazandırır. Ayrıca çene kenarı veya boyun bölgesindeki gevşek cildi toparlama özelliği de mevcuttur. Ağız-burun kenarı çizgisinde (nasolabal) silikleşme ve ince kırışıklıklarda (yüz,boyun,dekolte) azalma oluşturur.



SCULPTRA İle Dolgu

Yüze yapılan estetik dolgularda genellikle iki amaç gözetilir. Yüzdeki ince çizgilerin giderilmesi veya yüze hacim kazandırmak. İnce çizgilerin giderilmesinde, Hyaluronik asit oldukça başarılı iken volüm eklemek için farklı alternatifler kullanılabilir. Bunlardan biri de Poly-L Lactik asittir. Sculptra adıyla anılan bu ürün, yüzün dudak dışındaki bölgelerinde, elmacık kemiği üzeri, yanak ve çene çevresinde kullanılır. Derin plana enjekte edilen bu ürün, birer ay arayla birden çok seansta uygulandığında, yüze yağ enjeksiyonlarının sağladığına benzer, ancak uzun etkili, kalıcı olmayan bir etki sağlar. İlk uygulamaları HIV pozitif olan hastalarda oluşan, yüz çöküntülerinin giderilmesinde yapılmış, elde edilen sonuçlar başarılı olunca, giderek estetik amaçlı uygulamaları artmıştır.

Gereksinime gore, her yüz yarısına yarım veya 1 flakon Sculptra uygulamadan 1 gün önce sulandırılarak hazırlanır ve enjekte edilir. Enjeksiyonlar derin planda, seri enjeksiyonlar halindedir. İlk bir kaç gün uygulama bölgesinde hassasiyet, kızarıklık, ve hafif morluk ve şişlikler olabilir. Enjeksiyonu takiben oluşan şişlik bir kaç gün sonra geçer. Ürünün yarattığı doku artışı daha sonra ve yavaş yavaş oluşur. İlk günlerde görülen sertliğin giderilmesinde, hafif masajların faydası vardır. Sculptra, bağışıklık sisteminde sorun olan hastalarda, gebelerde, kortizon kullananlarda kullanılmaz. Seans sayısı, istenilen volüm miktarına, uygulanacak kişinin doku özelliklerine gore değişir. Hafif olgularda, tek seans yeterli olurken, ağır olgularda 5 seansa kadar enjeksiyon gerekebilir.

RADIESSE İle Dolgu

Yüze yapılan dolgularda genellikle iki amaç gözetilir. Yüzdeki ince çizgilerin giderilmesi veya yüze hacim kazandırmak. Yağ enjeksiyonları dışında güvenle kullanılabilen dolguların ,uygulandıkları bölgelerde etki süresi genellikle çok uzun olmamaktadır. Bunun en önemli nedeni, güvenli ürünlerin vücutta metabolize edilebilen yapılardan oluşmasıdır. Sentetik , kalıcı partiküller içeren ürünler ise, daha uzun etkili olmalarına karşın, oluşturabildikleri alerji ve reaksiyonlar kullanımlarını ciddi oranda kısıtlamaktadır. Bu nedenle, hem güvenle kullanılabilecek, hemde daha uzun etkili ürünler için araştırmalar devam etmektedir.

Bu ürünlerden birisi de, Radiesse ile estetik dolgudur. Radiesse, hidroksiapatit adı verllen , aslında kemik yapısında yer alan bir maddenin, yumuşak dokularda kullanılabilen bir formudur. Yoğun ve büyük partiküllüdür. Yanak çizgisinde, elmacık kemiği ve çenede etkin bir şekilde kullanılabilir. Dudakta ve dudak çevresindeki ince çizgilerde kullanılmaz. Etkisi 18-24 ay kadardır. Derin plana uygulanır. Hafif kızarıklık ve hassasiyet yapabilir. Çok yüzeyel uygulanması durumunda, sertlik oluşturup ele gelebilir. Derin plana enjekte edilen bu ürün, birer ay arayla birden çok seansta uygulandığında, yüze yağ enjeksiyonlarının sağladığına benzer, ancak uzun etkili – kalıcı olmayan bir etki sağlar.



Botox Nedir ?

Estetik alanında, bir devrim sayılabilir. Özelllikle alın ve göz çevresinde, kırışıklıkların giderilmesinde başarısı cerrahi uygulamalardan bile üstün. Dünyada en çok uygulanan estetik işlemlerden biri olduğu söylenebilir.

Uygulama alanları giderek gelişiyor. Başta koltuk altı terlemesi olmak üzere, terleme tedavisi, dudak çevresi kırışıklıkları, boyundaki çizgiler, göz çevresi ve alınla birlikte en sık uygulama alanları.

Botox uygulamaları ile ilgili daha seyrek ve tartışmalı alanlarda mevcut. Örneğin, burun ucunu aşağı çeken kasın botoxla etkilenerek burun ucunun kaldırılması, gögüs kasının bir bölümünün dondurulması ile çalışan kas bölümünün etkisi ile memenin dikleştirilmesi. Bunlar cerrahinin sağladığı sonuçları vermekten çok uzak.

Botox Kimlere Uygulanır?

Kırışıklık tedavisinde bir alt ve üst yaş sınırı belirlemek güç. Daha çok , rahatsız edici oranda kırışıklıklar varsa, 20’li yaşlarda bile Botox uygulamalarına rastlamak mümkün. Çok ileri yaşlarda, sadece botox ile etkin bir sonuç sağlamak güç olsa da , yüz gençleştirme ameliyatları ile birlikte veya ameliyat yapılmadan sadece botoxla kısmen iyi sonuçlar alınabilir.

Botox Nasıl Uygulanır?

Ofis şartlarında, bir cilt temizliğini takiben uygulanacak Alana, EMLA krem ( uygulama bölgesini uyuşturan ) tatbik edilerek yaklaşık 30 dakika beklenip uygulanabilir. Bazı kişiler, EMLA krem uygulanmadan, doğrudan BOTOX enjeksiyonlarını tolore edebilirler.

Uygulama noktaları, kişinin mimik yapması istenerek belirlenir ve gerekli dozlarda enjeksiyon yapılır.

Botox Ne Zaman Etki Eder?

Botox, genellikle yapıldıktan 2 gün sonra etkisini göstermeye başlar , ancak 1 hafta sonra etki tam olarak ortaya çıkar.

Botoxun Etkisi Ne Kadar Sürer?

Botoxun etkisi 4 -6 ay civarında surer. Bu süre bazı kişilerde daha kısa,, bazılarında ise daha uzun sürebilir. Süre, uygulama dozundan daha çok genellikle ilacın vücud tarafından metabolize edilme özelliğiyle ilgilidir.

Botoxtan Sonra Neler Yapılmamalı?

Bu konuda, çoğu bilimsel temele dayanmayan bazı kısıtlamalar duyabilirsiniz. Öne eğilmeyin, spor yapmayın gibi. Ancak, ilacın enjeksiyonundan sonra gerçekten olumsuzluğa yol açtığı kanıtlanmış bir aktivite saptanmamıştır. İlk , bir kaç saat, ilacın yayılmasını kolaylaştıracak şekilde , uygulama bölgesine masaj yapılmaması yeterlidir.

Botox Sonrası Ne Gibi Olumsuzluklar Görülebilir?

Botox uygulamarının büyük oranda iyi sonuç verdiğini görüyoruz. Ancak hiç sorunla karşılaşılmadığını söylemek gerçekçi olmaz. Bazen, küçük gibi görünen, ancak başa geldiğinde gerçekten sıkıcı olabilen durumlar var.

Bunlar nelerdir?

Botoxun tutmaması: Az sayıda da olsa, botox yaptırdıktan sonra hiç bir değişiklikle karşılaşmadığını söyleyen kişilerle karşılaşmak mümkün. Bunun muhtemel nedenleri; ilacın üretiminde bazı sorunlar, ilacın hazırlanışı veya saklanması sırasında oluşabilen aksaklıklar, yanlış enjeksiyon teknikleri, beklemiş ilaç kullanımı olabilir. Çok nadiren, yaklaşık % 5 -10 kişide, ilacın hazırlanışında kullanılan A tipi toksine direnç olabilmekte. Bu durumda, daha az üretilen B tipi toksinle hazırlanmış ilacı temin edip kullanmak gerekiyor.

Botox uygulamasından sonra asimetri görülmesi: Daha çok, önceden mevcut bir asimetriye dikkat edilmemesi veya uygulama sırasında doz ve enjeksiyon yerlerine özen gösterilmemesi nedeniyle olabilir. Genellikle, uygulamadan 2 hafta sonra ilave enjeksiyonlarla düzeltilebilir.

Botoxun etkisinin çabuk geçmesi: Bu oldukça ilginç ve karmaşık bir durum. Dozla ilgili olduğunu düşündüğümüz ama bilimsel olarak açıklayamadığımız bir sorun. Genellikle, ilacın ilk 4 ay daha etkin olmak üzere 6 aya kadar etkisini sürdürmesini beklerken bazı kişilerde çok daha erken ilacın etkisinin azaldığına şahit oluyoruz. Burada, ilacın daha çabuk yıkılmasına yol açan bir kimyasal süreçten söz edilebilir. Bu nedenle, ilacın etkisinin herkeste aynı olmadığını, bazı kişilerde daha çabuk yıkılabileceğini bilmekte fayda var.

Botoxtan sonra kaşların aşırı kalkması: Burada çok kişisel beklentiler olduğunu belirtmek gerekir. Bazı kişiler, çok doğal bir sonucu beklerken, bazıları tek bir kırışıklık bile görmeye tahammül edemiyorlar. O nedenle, doz ve enjeksiyon teknikleri kişiden kişiye farklılık göstermelidir. Kaşların yükselmesinin istenip istenmediği, hafif mimik kontrolünün arzu edilip edilmediğini önceden konuşmakta yarar var. Kaşlarda istenmeyen bir aşırı kalkıklık durumunda, ilave dozlarla bir düzenleme yapmak mümkün. Şüphesiz ilk uygulamada maksimum özen ve beklentilerin konuşulması çok yararlı.

Botoxtan sonra göz kapağında düşüklük: Oldukça nadir bir durum. Uygulamada tecrübe arttıkça rastlanma olasılığı düşüyor. Bazen, çok sık ve aşırı dozlarda uygulandığında da rastlamak mümkün. Genellikle, kendiliğinden zamanla düzeliyor. Bazan, özel bir damla bulguların azalmasına yardımcı olabiliyor.

Uyarılar: Botox uygulaması basit gibi görünen , ancak içinde önemli detaylar barındıran bir teknik. Bence, kuaför, güzellik salonu gibi yerlerde, tıp eğitimi, almamış, hatta, plastik cerrah ve dermatologlar dışında doktor bile olunsa kullanılmaması gerken bir teknik. Ayrıca, bilinen ve yasal kaynaklar dışında, bavul turizmi ile getirilen ve kaynağı belirsiz ürünlerden kaçınmak gerekli.