burun-estetigi-sonrasi-999x600.jpg

Estetik burun ameliyatı genel anesteziyle veya sedasyon-lokal anesteziyle yapılabilen, önceden yapılan planlamalar doğrultusunda, burnun şeklinin değiştirildiği bir operasyondur. Çoğu zaman, septum deviasyonu ve konka hipertrofisi gibi solunum zorluğuna yol açan problemler eşlik edebilir. Ameliyat öncesi dönemde yapılan endoskopik muayene ile bu sorunların detayları ortaya konur ve ameliyat planı içinde tedavileri düzenlenir. Ameliyat süresi, yapılacak işlemlerin detaylarına gore 1 – 1.5 saati bulur. Bu süre, daha önce bir operasyon geçirmemiş kişiler için geçerlidir. Önceden bir operasyon geçirmiş ve iyi netice alamamış kişilerde ameliyat süresi daha uzun olabilir. Estetik burun ameliyatlarında, önemli yeniliklerden biri tampon kullanılmamasıdır, burun içi örtüsü dikilerek, tampon baskısına gerek olmamasi sağlanır. Nadiren, operasyon sonunda, sızıntı çoksa, nefes alıp vermeye izin veren, içinde küçük bir boru olan bir basit tampon kullanılabilir. Burun estetiği ameliyatın bitiminde burun üstüne ince bir bant ve plastik bir kalıp yerleştirilir. Ameliyat sonrasında, genellikle 1 gece hastanede kalması beklenir.

Operasyon bitince, göz çevresine soğuk uygulaması yapılır ve 3-4 saat içinde birşeyler yemek , içmek ve yürümek mümkün olur. Ameliyattan 1 hafta sonra burun üstündeki plastik kalıp alınır ve başka bir şey uygulanmaz. (Önceki yıllarda, kalıp çıktıktan sonra 1hafta daha bant uygulardık. ) Ameliyat sonrası ilk 2 gün hafif morluk ve şişlik oluşur. 3. gün azalmaya başlar.1. haftanın sonunda, kalıplar alındığında, morluk ve şişlikler hafif bir makyajla kamufle edilebilecek kadar azalmıştır. Kalıp alınır alınmaz, burun şekli ile ilgili değişiklikler büyük oranda görülür, ancak son şeklin oluşması ve tüm detayların ortaya çıkması daha uzun bir zamanı gerektirir. İlk ay, %60-70 oranında, 6 ay ila 1 yıl içinde tam olarak netice oluşur.

Burun Estetiği İle İlgili Ayrıntılı Bilgiler

Burun yüzün tam ortasında yer alan, görünüm ve solunum açısından çok önemli olan bir organdır. Buruna yönelik girişimler her yönüyle çok iyi planlanmalı ve incelikle gerçekleştirilmelidir. Burada yer alan bilgiler, burnuna yönelik bir girişim düşünen kişiler için aydınlatıcı olması için hazırlanmıştır. Burnunuzla ilgili şikayetlerinizi tüm detayları ile aktarmanız gerekir. Solunumla ilgili şikayetlerinizin olup olmadığı, oluyorsa bunların mevsimlerle ilişkisi, aktivitelerle artıp artmadığı, gece uykuları, ağız kuruluğu, baş ağrısı, horlama, akıntı gibi sorunlara yol açıp açmadığı ayrıntıları ile konuşulmalıdır. Geçirilen travmalar, önceden geçirilmiş bir girişim olup olmadığı ve zamanları bildirilmelidir. Şekille ilgili rahatsızlık duyulan özellikler, beklentiler anlatılmalıdır. Daha sonra burun analizi ve muayenesi yapılarak bulgular size aktarılır. Görüntü çalışması yapılarak , burun şekli ile ilgili yapılacak değişiklikler karşılıklı konuşulur. Bunu izleyen aşama, bazı ön hazırlıklar ile (laboratuvar tetkikleri vs.) ameliyat için bir engel olup olmadığının belirlenmesidir.

Ameliyatlar İki Şekilde Yapılabilir

İşlem sırasında kişinin tam olarak uyutulduğu genel anestezi, veya kısmen sakinleştirilerek ameliyat bölgesinin uyuşturulduğu sedasyonla lokal anestezidir. Bu yöntemler size ayrıntıları ile anlatılarak hangi yöntemin size uygun olacağına karar verilir. Ameliyat öncesinde size anlatılan detaylara göre ameliyat süresi değişkenlik göstermekle birlikte genellikle 1,5- 2 saat civarındadır. Ameliyattan sonra odanızda, kendinize geldiğinizde burnunuzun üzerinde bir plastik kalıp yer alır. Ameliyat sonrası şişliğinizi sınırlamak amacıyla aralıklı olarak soğuk tatbik edilecektir. İlk saatlerde ağrı pek olmamakla birlikte bulantı ve baş dönmesi görülebilir. Bu durumlar için bazı ilaçlar tedavinizde yer alacaktır. “Ameliyattan 4 saat sonra sulu gıdalar ile beslenmeniz başlar ve dolaşmanıza izin verilir” Genellikle sabah yapılan ameliyatlarda akşam üzeri, öğleden sonra yapılan ameliyatlarda ise ertesi gün eve gitmeniz mümkün olacaktır. Ameliyattan sonraki ilk 48 saat dinlenmeniz ve alın ve yanaklara 2 saatte bir 15 dakika soğuk uygulanması sizi rahatlatacak ve şişlik ve morluklarınızı sınırlayacaktır. Üçüncü günden itibaren, şişlik ve morluklar hızlı bir şekilde geçmeye başlar. Günlük aktivitelere yavaş yavaş dönülür. Ameliyattan 1 hafta sonra plastik kalıp alınır. Ameliyattan sonra dikkat edilmesi gerekenlerle ilgili bir liste ameliyat sonrası size verilecektir. Burnunuzdaki bantlar açıldığında ana hatları ile şeklini görebilsenizde, detayların ortaya çıkması zaman alır. Özellikle ilk aylarda sabahları burun daha şiş olabilir, gün içinde azalır. Burun ucuna yapılan girişimlerin yoğunluğuna ve kullanılan tekniğe bağlı olarak burun ucunda ameliyat sonrası uyuşukluk ve sertlik olabilir. Geçmesi bazen ayları bulabilir. Ameliyattan sonra erken dönemde burnun travmalardan korunması gereklidir. Bu nedenle vücud teması gereken sporlar ilk 8 hafta içinde sakıncalıdır. Aynı şekilde sauna ve solaryuma aynı süreyle maruz kalınmamalıdır. Buna karşın ikinci haftadan itibaren egzersiz, yüzme ve bireysel sporlar yapılabilir. Ameliyattan sonra ilk günler ve haftalarda burun içindeki ödem ve kabuklar nedeniyle solunum genellikle çok rahat değildir. Bu dönemde bazı damla ve kremler önerilecektir ve kullanımları şikayetlerinizin azalmasını sağlar. Ameliyattan sonra 1,3,6 ve 12. aylarda kontrolleriniz yapılarak iyileşme süreciniz izlenir. Ameliyat öncesi ve sonrasında 6. ayda çekilen resimlerle kıyaslamalar yapılır.

Ameliyat Sonrası Çıkabilecek Sorunlar

Her ameliyatta olduğu gibi ameliyat sonrası bazı istenmeyen durumlar söz konusu olabilir. Bunları erken ve geç dönem sorunları olarak ikiye ayırabiliriz. Erken dönemde, öncelikle anesteziye bağlı sorunlar düşünülür. Hazırlık döneminizde saptanan ve ileri tetkik gerektiren bir durum ameliyatınızın ertelenmesine yol açabilir. Bu ameliyatlar acil ameliyatlar olmadığından kuşkuya yer kalmayacak bir şekilde ameliyat hazırlığı yapılır ve risk alınmak istenmez. Bütün bunlara karşın anestezinin az da olsa bir riski vardır. Bu risk modern anestezi imkanları ile minimuma indirilmeye çalışılır. Ameliyattan sonra bulantı olabilir. Bunu azaltacak ve kontrol edecek ilaçlar mevcuttur ve gerekirse kullanılır. Ameliyat sonrası burun deliklerinden sızıntı beklenir ve ilk saatlerde burun ucuna yerleştirilen bir gazlı bezle kontrol edilir. Sızıntı ilk saatlerde daha belirgin olmak üzere giderek azalarak ilk 24 – 48 saat devam edebilir ve genellikle kırmızıdan sarıya doğru renk değiştirir.

•Burun içine tampon uygulanan hastalarda hapşırma hissi oluşabilir. Hastalar üşüttüklerini, hastalandıklarını düşünürler. Aslında bu his tampona bağlıdır ve tampon alınınca hızla kaybolur.

•Ameliyatların nadir de olsa bir komplikasyonu enfeksiyondur. Ameliyat başlangıcında koruyucu amaçla antibiotik kullanılması bu olasılığı çok azaltır. Burnunuza tampon konulmuş ve ameliyatın ikinci gününde ateşlenme, titreme gibi bulgular olursa tamponun hemen alınması gerekir bu nedenle haber verilmelidir. Daha sonraki günlerde burnunuzun herhangi bir yerinde ağrılı bir şişlik ve dokunmakla artan bir hassasiyet olursa ve kendinizi düşkün hissederseniz bu başlayan bir enfeksiyonun habercisi olabilir. Bu durumda muayeneniz yapılıp başlanacak bir enfeksiyon tedavisi ile hızla düzelmeniz sağlanır.

•Erken dönemde karşılaşılabilen bir diğer sorun istenmeden maruz kalınan travmalardır. Hafif travmalar bir sorun yaratmazken şiddetli travmalar deformitelere yol açabilir. Böyle bir durumda hemen başvurunuz basit bir girişim ile sonuç alınmasını sağlayabilir.

•Geç dönemde oluşabilecek sorunlar ise solunum ve görünümle ilgili olabilir. Solunumla ilgili olanlar ameliyata bağlı olabileceği gibi ameliyat öncesi mevcut bir sorunun düzeltilmemesi veya ameliyattan önce mevcut fakat farkedilmeyen bir durumun ameliyatta yapılan bazı manevralar ile daha belirgin hale gelmesinden kaynaklanabilir. Ayrıca alerjik nedenlerle solunum sorunları yaşanabilir. Şikayetlerinize ve muayene bulgularınıza göre ilaç tedavisi veya ikincil müdaheleler gündeme gelebilir.

•Görünümle ilgili sorunlar arasında en sık rastlanan durum erken ameliyat sonrası dönemde henüz şişlikler tamamen düzelmeden burnun şekliyle ilgili bazı sorunların aktarılmasıdır. Estetik nedenle yapılan ameliyatlarda sonucun bir an önce alınmasını beklemek şüphesiz doğaldır. Fakat ameliyat sonrası iyileşmenin uzun zaman alacağı, gün içinde değişen şişlikler olabileceği unutulmamalıdır.

•Burnun son şeklini almasından sonra istenmeyen durumlar için % 5 oranda revizyon denilen ikincil girişimler gerekebilir. İkincil girişimleri azaltmanın en önemli yolu ameliyat öncesi beklentiler ve yapılabilecekler ile ilgili ayrıntılı bir görüşmedir. Burnun yapısal özelliklerine bağlı olarak her olgu için bazı sınırlar vardır ve bunlar etraflı bir şekilde konuşulmalıdır.


burun-rekonstrüksyonu.jpg

Burun Onarımı

Burunun kısmen veya tamamen doku kaybına uğraması doğumsal problemler, kazalar veya tumor ameliyatları sonrası ortaya çıkabilir.

Eksik dokunun boyut ve özelliklerine gore onarım yapılabilir. Amaç, eksik dokuyu onarırken, en az zararla vücudun diğer dokularından yararlanmaktır. Küçük doku kayıplarında, burunun kendi dokularından kaydırma yöntemleri ile onarım mümkündür. Daha büyük doku eksikliklerinde ise, yanak dokusu, alın dokusu, bunlarda yeterli değilse, mikrocerrahi teknikleri kullanılarak vücudun burundan uzak bölgelerinden doku nakilleri yapılır.

Öncelikle, burunda eksik dokunun içeriği araştırılır. Dış deri ve iç deriye ek olarak kıkırdak ve kemik doku eksikliği incelenir. Burun 3 boyutlu ve komplex bir yapıya sahip olduğu için onarım planı da ince detaylar gerektirebiliyor ve hazırlık aşaması veya rötüş gibi ek ameliyatlar gerektirebiliyor.

Bir kaza sonrası oluşmuş kayıpta,once dokuların iyileşmesi beklenip, onarımı ileri bir tarihe bekletmek gerekirken, tumor ameliyatlarında, aynı anda doku çıkarılıp geçici bir onarım planlanabileceği gibi, çıkarılan dokunun yeterli tedaviyi sağladığı düşünülüyorsa aynı ameliyatta tam bir onarım planlanabilir.

Onarımı izleyen ilk döneme kıyasla, yaklaşık 6 ay içinde transfer edilen doku daha iyi bir doku , renk uyumu sağlar.

Burun onarımı uygulanan hasta, zamanın lehine işlediğini, ancak, ilerleyen zaman diliminde, daha iyi bir estetik ve fonksiyonel sonuç sağlamak için ilave müdahalelerin gerekebileceğini bilmelidir.

Özellikle, büyük doku kayıplarında, getirilen doku başlangıçta kabarık ve farklı renkte olabilir.

İnce bir deri nakli yapılan durumlarda, onarılan bölge çukur ve morumtrak renkte olabilir. Zamanla çukurluk dolar ve renk normal renge dönüşür


burun-revizyonu.jpg

Burun ameliyatları çok yaygın ameliyatlardır. Ancak, sonuç bazen istenildiği gibi olmayabilir ve ikinci müdahale gerekebilir. Burada, ikincil-sekonder müdahaleleri ikiye ayırmak gerekir.

Birinci gurupta, küçük sorunlar-burun sırtında hafif bir çıkıntı, burun ucu açısında minimal bir değişiklik gibi- için planlanacak basit müdahaleler yer alır.

İkinci gurupta ise, deneyimsiz kişilerce yapılan ve oldukça komplike sorunların düzeltilmesi için kaburga kıkırdağı, kulak kıkırdağı gibi dokulara ihtiyaç duyulan kapsamlı ameliyatlar yer alır.

Çok iyi planlanan ve deneyimli ellerde yapılan ameliyatlarda bile % 5 oranda, küçükte olsa basit müdahaleler gerekebilir. Bu uygulamalar genellikle, burun sırtında hafif bir düzensizlik veya burun ucunda biraz inceltme, burun deliklerinin küçültülmesi gibi uygulamalardır. Asıl sorunlu olan gurup ise, burunda çökme, ciddi eğrilikler, destek kayıpları gibi, ilave doku gerektiren ve hem planlaması hem de cerrahisi ilk ameliyatlardan daha zor olan guruptur. Bu gurupta, deri ve burun içi örtüsünün durumu, kıkırdak ve kemik yapıların özellikleri not edilir ve ameliyat planlanır. Genel anestezi bu gurupta genellikle tercih edilen yöntemdir. Ameliyat içinde karşılaşılabilecek sorunlar için alternatif planlar yapılması gerekebilir.

İlk ameliyattan sonra, ikinci ameliyatın yapılmasında aceleci davranmamak, dokuların rahat çalışılabilir hale gelmesini beklemek daha doğrudur. Bu da, yaklaşık 6 ay ile 1 yıllık bür süreyi gerektirir.

İkincil ameliyatların iyileşmesi de daha uzun zaman alır, ödem daha fazladır.

Bazen beklentilerin iyi konuşulması gerekebilir. Önceki ameliyatın verdiği hasar, ideal olmaktan uzak bir sonuca yol açabilir. Bu durumda, yapılabilecek en iyi uygulamanın ne olduğu ve elde edilebilecek sonuç ayrıntıları ile tartışılmalıdır.


deviasyon-ve-konka-tedavisi.jpg

Burun içinde, burnu iki odaya ayıran kıkırdak ve kemikten oluşan bölüme septum denir. Burun içinde, yanlarda mevcut kemik ve yumuşak dokudan oluşan bölüme ise konka denilir.

Burun içindeki orta bölmenin yanlara doğru eğriliğine deviasyon, konkaların büyüyerek solunum yolunu daraltmasına ise konka hipertrofisi denir. Burun estetiği için başvuran hastaların önemli bir bölümünde, septum deviasyonu ve /veya konka hipertrofisi de bulunabilir. Ameliyat sırasında, bu sorunların giderilmesi gerekir. Bu nedenle, nefes alıp vermekle ilgili bir sorun olup olmadığını, ameliyattan once, hem sorgulayarak, hemde rinoskopik ve endoskopik muayene ile değerlendirmek gerekir. Muayene yapıldığında gerek varsa tomografik inceleme istenir. Alerjik sorunlar varsa, öncelikle ilaç tedavisi önerilebilir.

Deviasyon ve konka cerrahisi, estetik burun ameliyatının ayrılmaz bir parçasıdır. Ayrı ayrı ameliyatlarla tedavi eski ve günümüzde kabul edilemez bir yaklaşımdır.

Modern rinoplasti uygulamalarında, burnun anatomik yapısının korunması ve destek noktaları oluşturulması hedeflendiği için, septumdan elde edilen kıkırdağın kullanılması yaygın bir tekniktir. O nedenle, septum cerrahisi burun estetik ameliyatlarının temel bir parçasıdır. Bu işlem sırasında, varsa bir deviasyonun giderilmesi mümkündür. Konka ile ile ilgili Radyofrekans ile küçültme, içindeki kemiğin kırılması veya kısmen çıkarılması, konkanın olduğu gibi dışa doğru itilmesi burun estetiği ameliyatı sırasında uygulanabilir. İşlemden sonra, burun içinde solusyonlar kullanılması ve belirli aralıklarla endoskopik muayene yapılması ve ağız yoluyla ilaçlar-ödem çözücü, alerji ilaçları- gerekebilir.


burun-ucu-estetigi.jpg

Burun sırtında bir sorun olmadığı, sadece burun ucuna yönelik bir estetik cerrahi girişim planlanabilir. Buna burun ucu estetiği – tip plasty adı verilir.

Bu burun ameliyatında, temel hazırlık, planlama ve uygulama, genel burun estetiği operasyonlarından farklı değildir. Temel fark, yapılacak işlemin burun ucu ile sınırlı olması, burun sırtı, kemer gibi bölgelerde, müdahale gerektirecek bir sorun olmamasıdır.

İşlem, burun estetiğinden daha kısa sürebilir. Sedasyon ve local anestezi altında yapılabilir.

Çoğu zaman, hastanede kalmayı gerektirmez.

Operasyon sonrası şişlik ve hassasiyet daha az, iyileşme daha hızlıdır.

İşlem, kemiğe müdahaleyi gerektirmez.

Burun ucu estetiği, incelikleri olan bir cerrahidir. Bu bölgenin kıkırdakları , istenilen şekil için biçimlendirilir. Bazan, burun içindeki septum adı verilen bölgeden elde edilen kıkırdak, burun ucunun şekillendirilmesinde kullanılır. Burun ucu estetiği, hastanın solunumla ilgili bir sorunu ( septum deviasyonu, konka hipertrofisi) varsa, aynı anda tedavi edilmesine engel değildir. Burun ucu estetiğinde, işlem sonrası kısıtlamalar daha azdır. Kemik yapı ile ilgili bir işlem yapılmadığı için 1o gün içinde daha erken egzersize başlanabilir.