image_09.jpg

Liposuction (Yağ Alma)

Liposuction, insan vücudunun belli bölgelerindeki yağ birikimlerinin özel bir vakumla veya özel enjektörlerle emilerek, vücuttan yağların uzaklaştırıldığı kozmetik cerrahi bir işlemdir. Liposuction ile derin katlardaki fazla inatçı yağlar alınırken, yüzeyel liposuction yada liposculpture yöntemle kontur düzensizliğine neden olan yağ birikimleri de giderilebilmektedir.

Ayrıca çıkarılan yağ doğal bir dolgu maddesi olarak kullanılabilir. Bu “otolog yağ transferi” olarak adlandırılır ve bu işlemde alınan yağ, vücutta bir alanı yeniden şekillendirme, kırışıklıkları azaltmak veya ortadan kaldırmak için enjekte edilir.

Liposuction operasyonu diyet veya egzersiz için iyi bir alternatif değildir. Yani zayıflama operasyonu değil, bir vücut kontur düzeltme operasyonudur. Bu operasyonda, diyet ve egzersizle vücuttan uzaklaştırılamayan dirençli yağ dokusu alanlarına uygulanarak mevcut yağ hücrelerinin sayısı da azaltılmış olunur. Liposuction işlemine genellikle 18 yaşın üzerinde, genel sağlık durumu iyi, devam eden bir diyet ve egzersiz rejimi mevcut ve bazı vücut alanlarında dirençli yağ cepleri olan kişiler uygundur. Liposuction operasyonunda emniyet sınırı ortalama 4,5 litre olarak kabul edilmektedir. Bu orandan daha yüksek miktarda yağ alınabilir yalnız hastanın sıvı ve elektrolit dengesini sağlayacak önlemler de alınmalıdır. Hastada daha geniş alanlar mevcutsa 3-6 ay sonra tekrar liposuction yapılabilir.

Operasyon Öncesi Görüşme

Görüşmede öncelikle sizin şu andaki şikayetleriniz ve operasyon sonrası beklentiniz değerlendirilir. Operasyonun ayrıntıları hakkında size detaylı bilgi verilir. Daha önce opere olan hastaların resimlerini görmeniz karar vermenizi kolaylaştıracaktır.

Operasyon Zamanına Hazırlık

Aspirin ve türevi ilaçlar operasyondan bir hafta önce kesilir. (sürekli kullandığınız ilacı doktorunuza danışmadan kesmeyiniz)

Sigaranın operasyon öncesi ve sonrası bir süre kullanılmaması önerilir.

Operasyon günü hastaneye gelirken makyaj yapmayın, saç jölesi kullanmayın, rahat kıyafet giyin, takılarınızı evde bırakın.

Operasyontan 6 saat önce hiçbir şey yenmemeli ve içilmemeli.

Operasyondan yaklaşık bir saat önce hastanede olunmalı.

Tedavi edilecek alanın fotoğrafları çekilir

Ayakta iken hedef alanları vücut üzerinde işaretlenir

Operasyon Tekniği

Çeşitli liposuction uygulama tekniği ve cihazları mevcuttur, bunların kendine göre avantaj ve dezavantajları mevcuttur.

Vakum Yardımlı Liposuction (SAL) (Klasik Liposuction): Bu işlemde küçük bir kanül ile vakum cihazı birlikte kullanılır. Plastik cerrah özel bir sıvıyı yağ katmanına verdikten sonra bu bölgede dikkatlice ileriye ve geriye hareketler ile yağ hücrelerinin parçalanmasını ve emme işlemini gerçekleştirir.

-Ultrason Yardımlı Liposuction (UAL) (VASER Liposuction): Ultrason enerjisi aracılığıyla yağlar parçalanıp vakum yardımlıyla uzaklaştırılır.

-Güç Yardımlı Liposuction (PAL):Yağ alma işlemi sırasında, kullanılan kanüller titreşerek yağın daha kolay parçalanarak emilmesini sağlar.

-Eksternal Ultrason Yardımlı Liposuction (XUAL veya EUAL): XUAL ultrasonik enerjinin deri yoluyla, vücut dışından uygulanmasıdır. UAL prosedüründeki kanül kullanımını gereksiz kılar. Günümüzde yaygın olarak kullanılan bir işlem değildir ve klinik çalışmalarda etkinliği hala kesin değildir.

-Lazer Yardımlı Liposuction (LAL) (LASER Liposuction) (SMARTLİPO – SLIMLIPO): Lazer enerjiisi ile yağlar parçalanır ve kanül yardımıyla uzaklaştırılır. Diğer yöntemlere göre en büyük avantajı cilt sıkılaştırma etkisidir.

Liposuction operasyonu hastane ortamında, ameliyathanede anestezi hekiminin gözetiminde yapılır. Özel kanül giriş alanları 2-4 mm boyutunda olup genellikle dikilmeye gerek kalmaz veya 1 dikiş konur.

Anestezi Türü

Küçük lokasyonlarda lokal anestezi, daha büyük bölgesel alanlarda lokal anestezi ve sedasyon (damar yolu ile uyutma) kombinasyonu tercih edilir. Çok geniş uygulamada genel anestezi uygulanabilir.

Operasyon Süresi

Operasyon vakum uygulanacak bölgelerin durumuna göre 0.5 – 3 saat arasında değişir.

İyileşme Süreci

Operasyon sonrası pansuman yapılıp özel liposuction giysisi giydirilir. Operasyonun büyüklüğüne ve uygulanan anesteziye bağlı olarak aynı gün veya bir gün sonra hastaneden çıkabilirsiniz. Uygulanan işleme bağlı olarak 2 gün ile 2 hafta arasında normal iş hayatınıza dönebilirsiniz. Operasyon sonrası çok belirgin bir ağrı oluşmaz, ağrı kesiciler verilerek bu sizi rahatlatır. İşlem yapılan alanda ödem, renk değişimi, hissizlik veya karıncalanma olabilir bunlar 3 hafta içinde kendiliğinden geçer. Liposuction giysisini (korse) yaklaşık 1 ay giymeye devam etmelisiniz. Liposuction kanül giriş alanları 2-4 mm boyutunda olmakta ve 3 ay içinde belli belirsiz hale gelir.

Üçüncü haftadan sonra operasyonun vücudunuza verdiği yeni şeklin farkına daha iyi varırsınız. 6 ay-1yıl arasında liposuction alanı son şeklini alır.

Liposuction operasyonu genel olarak iyi ve kalıcı sonuç veren, kişinin ruh sağlığını düzeltebilen kozmetik bir cerrahi işlemdir.

Vakumla yağ alma (liposcuction) yöntemi Zararlımıdır ?

Liposuction en sık uygulanan estetik cerrahi işlemidir. Doğru hastada etkili bir işlemdir. Derinin gevşek olduğu durumlarda tek başına liposuction uygulanması yeterli olmaz. Bir çok dermolipektomi işleminde (karın germe, uyluk germe vs) liposuction işlemin bir parçası olarak kullanılır. Ama dermolipektomi gerekmesine rağmen, sadece liposuction uygulanırsa sonuç alınamadığı gibi deri düzensizlikleri ve sarkmalar oluşabilir. Özetle, liposuction yağ fazlalığı olan , deri elastikiyeti iyi olan hastada çok iyi sonuç verirken, deri gevşekliği olan hastalarda tek başına uygulanırsa yeterli sonuç vermez.

Vakumla Yağ Alma (liposuction) Hangi Bölgelere Uygulanır?

Boyun, karın, bel, sırt, kol, kalça, basen, bacak, diz ve alt bacak olmak üzere hemen hemen her bölgeye uygulanabilir. Muayene, sırasında, deri altı yağ kalınlığı değerlendirilir, vucüt konturunda taşan bölgeler belirlenerek işlem uygulanır.

Vakumla Yağ Alma (liposuction) İşleminden Sonra Nelere Dikkat Etmek Gerekir ?

İşlemden sonra ilk 24 saat istirahat etmek doğru olur. Özel bir korse veya vucudu saran bir elastik giysi- çorap giyilmesi ile hareketler kolaylaşır ve işleme bağlı ödem oluşumu azaltılabilir.

Vakumla Yağ Alma (liposuction) İşleminden Sonra Sonuç Ne Zaman Alınır ?

İşlemden sonraki ilk hafta oluşan ödem nedeniyle sonucu algılamak mümkün olmaz. Tartıda kilo değişikliği farkedilmez. İkinci haftayla birlikte ödem azalmaya ve sonuç görülmeye başlar. Genellikle 4 ila 6 hafta sonra sonuç %70 oranda ortaya çıkar. Tam düzeme daha uzun bir zaman gerektirebilir.

Vakumla Yağ Alma (liposuction) İşleminden Sonra İstenmeyen Sonuçlar Nelerdir?

İşlem bölgesinde morluk, aşırı şişlik, uyuşukluk gibi erken dönemde bazı bulgularla karşılaşılabilir. Genellikle bunlar geçicidir. Deride düzensizlik, kalıcı uyuşukluk, renk değişiklikleri nadir görülen istenmeyen sonuçlardandır.

Vakumla Yağ Alma ( liposuction) işleminden sonra kilo alınırsa ne olur?

Liposuction işleminden sonra kilo alınırsa vücütta şekil bozukluğu olacağı inancı çok yaygındır. Bu büyük oranda doğru değildir. Liposuction işlemi yapılan bölgeler genellikle vücudun yağ depolarının olduğu bölgelerdir. Bu bölgeler, kişi kilo aldığında öncelikle kilo alan yerlerdir. Bu bölgelere yapılacak yağ alma işlemi aslında, vücudta öncelikli yağ depolama bölgelerinin bu özelliklerinin azalmasına yol açar. Kişi kilo alsa bile, vücudtaki yağ alma işlemi daha dengeli olur. Ancak, işlem bir kaç kez aynı bölgelerde tekrarlanır ve kişi kilo almaya devam ederse, vucuttaki yağ dağılımı dengesiz bir hal alır ve sırt, kol gibi çok çalışılmayan bölgelerde yağ depolanmasına rastlanabilir.


image_09.jpg

Vakumla Yağ Alma / Liposuction

Modern hayatın, sık araç kullanmanın, hareketsiz yaşamın ve karbonhidrattan zengin beslenmenin yarattığı sorunların başında fazla kilolar geliyor. Bu kilolar sağlık üzerindeki olumsuz etkilerinin yanı sıra, yol açtıkları görünümle de sorunlara yol açmaktadırlar. Günümüz insanının bu sorunu küçümsenmeyecek boyuttadır ve Amerika Birleşik Devletleri önümüzdeki yılların temel sağlık sorununun Obesite olarak adlandırılan fazla kilolar olacağını ilan etmiştir. Yarattığı metabolik sorunları, ilgili uzmanlara bırakıp, aşırı kiloların yol açtığı sorunları ve çözüm yollarını Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi açısından ele alalım.

Vakumla Yağ Alma İşlemi Nedir, Nasıl Yapılır ?

Deri altına küçük kesiler ile yerleştirilen tüpler yardımı ile yağ dokusunun vakum ( negatif basınç yaratan sistemler) yardımı ile emilmesidir. Uygulama küçük alanlarda uygulanacaksa lokal anestezi ile yapılabilir. Daha geniş alanlarda uygulanacaksa, sedasyon ve lokal anestezi tercih edilir. Vücudun bir çok alanında tek seferde çalışılacaksa, Genel anestezi ile işlemin yapılması uygundur.

Vakumla yağ alma (liposuction) işleminde en son yenilikler nelerdir?

Teknolojik ilerlemeler, yağın alınmasını kolaylaştırmak amacıyla önemli katkılar sağlamıştır. Bunlar;

1. İnfiltrasyon pompaları: Yağ alınacak ( liposuction uygulanacak) bölgeye, işlemi kolaylaştırmak, kansız ve ağrısız çalışabilmek ve yağın parçalanmasına yardımcı olmak amacıyla sıvı verilmesini daha düzenli ve hızlı yapabilmek amacıyla kullanılan sıvı pompaları.

2. VASER: Sıvı verilmesini takiben uygulama bölgesine Ultrason enerjisi vererek yağın daha yoğun alınmasını ve derinin daha kolay sıkılaşmasını sağlayan cihaz

3. LASER ( SMARTLİPO – SLIMLIPO) : Sıvı verilen bölgeye, yağın çözülmesine yardımcı olmak üzere laser enerjisi uygulanması

4. VIBROLIPO: Yağ alma işlemi sırasında, kullanılan kanüllerin titreşerek yağın daha kolay parçalanarak emilmesini sağlayan yöntem

Vakumla Yağ Alma ( liposuction ) İşleminden Önce Dikkat Edilmesi Gereken Husular Nelerdir?

İşlemden 1 hafta öncesinde itibaren Aspirin ve benzeri kan sulandırıcılar alınmamalıdır. Aksi takdirde, işlemden sonra morluk artışı, kanama gibi komplikasyonlarla karşılaşılabilinir.

Vakumla yağ alma (liposcuction) yöntemi Zararlımıdır ?

Liposuction en sık uygulanan estetik cerrahi işlemidir. Doğru hastada etkili bir işlemdir. Derinin gevşek olduğu durumlarda tek başına liposuction uygulanması yeterli olmaz. Bir çok dermolipektomi işleminde ( karın germe, uyluk germe vs) liposuction işlemin bir parçası olarak kullanılır. Ama dermolipektomi gerekmesine rağmen , sadece liposuction uygulanırsa sonuç alınamadığı gibi deri düzensizlikleri ve sarkmalar oluşabilir. Özetle, liposuction yağ fazlalığı olan , deri elastikiyeti iyi olan hastada çok iyi sonuç verirken, deri gevşekliği olan hastalarda tek başına uygulanırsa yeterli sonuç vermez.

Vakumla Yağ Alma (liposuction) Hangi Bölgelere Uygulanır?

Boyun, karın, bel, sırt, kol, kalça, basen, bacak, diz ve alt bacak olmak üzere hemen hemen her bölgeye uygulanabilir. Muayene, sırasında, deri altı yağ kalınlığı değerlendirilir, vucüd konturununda taşan bölgeler belirlenerek işlem uygulanır.

Vakumla Yağ Alma (liposuction) İşleminde Hastanede Kalmak Gerekir mi ?

Genellikle aynı gün eve gitmek mümkün olabilir. Çalışılan bölge geniş veya alınan yağ miktarı fazlaysa bir gece hastanede kalmak tercih edilebilir.

Vakumla Yağ Alma (liposuction) İşleminden Sonra Nelere Dikkat Etmek Gerekir ?

İşlemden sonar ilk 24 saat istirahat etmek doğru olur. Özel bir korse veya vucudu saran bir elastik giysi- çorap giyilmesi ile hareketler kolaylaşır ve işleme bağlı ödem oluşumu azaltılabilir.

Vakumla Yağ Alma (liposuction) İşleminden Sonra Sonuç Ne Zaman Alınır ?

İşlemden sonraki ilk hafta oluşan ödem nedeniyle sonucu alğılamak mümkün olmaz. Tartıda kilo değişikliği farkedilmez. İkinci haftayla birlikte ödem azalmaya ve sonuç görülmeye başlar. Genellikle 4 ila 6 hafta sonra sonuç %70 oranda ortaya çıkar. Tam düzeme daha uzun bir zaman gerektirebilir.

Vakumla Yağ Alma (liposuction) İşleminden Sonra İstenmeyen Sonuçlar Nelerdir?

İşlem bölgesinde morluk, aşırı şişlik, uyuşukluk gibi erken dönemde bazı bulgularla karşılaşılabilir. Genellikle bunlar geçicidir. Deride düzensizlik, kalıcı uyuşukluk, renk değişiklikleri nadir görülen istenmeyen sonuçlardandır.

Vakumla Yağ Alma ( liposuction) işleminden sonra kilo alınırsa ne olur?

Liposuction işleminden sonra kilo alınırsa vücüdta şekil bozukluğu olacağı inancı çok yaygındır. Bu büyük oranda doğru değildir. Liposuction işlemi yapılan bölgeler genellikle vücudun yağ depolarının olduğu bölgelerdir. Bu bölgeler, kişi kilo aldığında öncelikle kilo alan yerlerdir. Bu bölgelere yapılacak yağ alma işlemi aslında, vücudta öncelikli yağ depolama bölgelerinin bu özelliklerinin azalmasına yol açar. Kişi kilo alsa bile, vücudtaki yağ alma işlemi daha dengeli olur. Ancak, işlem bir kaç kez aynı bölgelerde tekrarlanır ve kişi kilo almaya devam ederse, vucudtaki yağ dağılımı dengesiz bir hal alır ve sırt, kol gibi çok çalışılmayan bölgelerde yağ depolanmasına rastlanabilir.


diyabetik-ayak-cerrahisi.jpg

Diabetes mellitus, görülme sıklığı ve komplikasyonlarının yol açtığı morbiditeler nedeniyle çok önemli bir sağlık sorunudur. Ayak ülserleri diabetik hastaların hastaneye yatırılmalarının en önemli nedenlerdendir ve yüksek oranda morbidite ve mortalite oranı yanısıra hasta ve ailesi için ciddi problemler yaratır. Diabetik ayak yaraları yüksek seviyeden bacak amputasyonuna kadar gidebilen ciddi sorunlar yaratabilmesi bakımından üzerinde önemle durulması gereken konulardandır. Yapılan araştırmalarda diyabetik hastaların yaklaşık %15’inde yaşamlarının bir döneminde ayaklarında yara gelişimi meydana geldiği gösterilmiştir. Diabet tüm dünyada en sık ayak amputasyonu sebebidir. Alt ekstremite amputasyonu uygulanan hastaların %51’ini diabete bağlı amputasyonlar oluşturur.

Diabetik ayak ülserleri periferal nöropati, vasküler yetmezlik, infeksiyon ve immün sistem bozukluklarının izole veya kombine etkileri ile oluşmaktadır. En önemli ve en sık görülen komplikasyon periferal duyu kaybının eşlik ettiği periferal nöropatidir .

Diabetik ayak ülserlerinin oluşmasında esas sorumlu duyusal, motor ve otonomik sinir fonksiyonlarındaki bozulmadır. Duyusal nöropati eldiven-çorap dağılımı tarzındadır. Yani hastalar ayak dokunma duyusunu, sıcak soğuk hissini ve acı duyusunu kaybederler. Ayakları üşüyünce ısınmak için yanaştıkları soba gibi ısı kaynaklarının aşırı ısı sonucu yakmasını hissetmezler. Ayakkabısının içindeki çivi ya da ufak taş gibi yabancı cisimlerin verdiği acıyı hissetmezler. İleri hastalarda ellerde de benzeri kayıplar oluşur.

Duyusunu tümüyle kaybetmiş olan ayak tekrarlayan travmalara karşı duyarsız kaldığından ülser gelişimine yatkınlık olur.

Ayrıca diyabetik hastaların ayakları bu duyu kaybı ile birlikte terleme kaybına da uğrarlar. Terleme olmaması sonucu ayak derisi kurur, çatlar ve en önemlisi yürüme esnasında sürtünerek yara açılması kolaylaşır.

Otonom nöropati gelişmesi neticesinde yağ ve ter bezlerinde fonksiyon kaybı olur. Ayakta normal terleme ve ısı regülasyon mekanizmaları bozulur. Sonuçta ayak tabanında kuruma, soyulmalar ve ölü deri kalınlaşmaları bunların sonucunda da deride minik çatlaklar oluşur ve buradan bakterilerin girişi neticesinde enfeksiyon ve onu izleyen diğer komplikasyonlar gelişir. Duyu kaybı nedeni ile bu hasarların fark edilmesi geciktiğinden erken koruyucu ve tedavi edici girişimler yapılamaz ve yara oluşumu hız kazanır. Ciltteki ölü deri kalınlaşmaları yani hiperkeratotik lezyonlar (kallus) yabancı cisim gibi davranır ve ek bası yaratır .

Ayakta motor nöropatiye bağlı gelişen deformiteler diabetik nöroartropati olarak da adlandırılan Charcot deformitesine yol açan bir dizi olayın başlangıcını oluşturur ki sonucunda ayağın basıya maruz kalan yüzeylerinde değişikler oluşur ki metatars başı ve parmak uçlarına binen bası miktarı arttığından buralarda ülser gelişimi olasılığı artar.

Diabetik ayak şeker hastalığının “diabetes mellitus”un sık görülen komplikasyonlarındandır ve tüm dünyada en sık ayak kesilmesi “amputasyonu” sebebidir. Uygun tedavi uygulanmadığında enfektif olay nedeniyle ölümle de sonuçlanabilmektedir. Diabetes mellitusun iki temel komplikasyonu olan vasküler hasar ve nöropati, diabetik ayak oluşumunda ana sebeplerdendir.

Hiperglisemi tedavisi yanında uygun antibiyoterapi ve gerekli olgularda hiperbarik oksijen tedavisi faydalıdır. Diabetik ayak ülserlerini tedavi ederken temel yara bakım prensiplerinin eksiksiz uygulanması gerekmektedir. Ayak dorsumunda selülit ve ödem bulunabileceğinden ayaktaki ödemi azaltmak için elevasyon uygulanmalıdır. Antibiyotik tedavisi başlamadan önce kültürlerin alınmış olması gerekmektedir.

Diyabetik ayak ülserlerinde, ülserlerin bir kısmı cerrahi girişime gerek duymadan serum fizyolojikle yapılan ıslak pansumanlarla kendiliğinden iyileşebilmekteyken önemli bir kısmında cerrahi girişim ihtiyacı olmaktadır. Ortaya çıkan yumuşak doku defektlerinin kapatılması için çok farklı rekonstrüksiyon alternatifleri mevcuttur. Diyabetik hastalarda ayak rekonstrüksiyonları travmatik doku defektlerinde olduğundan daha zordur çünkü diabete ait komplikasyonlar burada yapılacak cerrahi girişimlerdeki başarı oranını düşürmektedir.

Debridman ve uygun doku transferleri ile yapılan diabetik yara onarımları, majör ekstremite amputasyonlarına esas sebep olan bacağı ve yaşamı tehdit eden infeksiyon oranlarında da ciddi azalmalar sağlayabilmektedir.

Bu ameliyatının riskleri ve yan etkileri tabiî ki vardır. Ancak bu girişimler yapılmaz ise ayak kaybı kaçınılmaz sonuç olabilir. Ameliyatlar kadar ameliyat sonrası bakım ve normale hayata dönüş aşamaları da çok önemlidir. Elde edilen sonucun sürekliliği için aşamalı normal hayata dönüş sabırla takip edilmelidir. Bu girişimlerden sonra ayak hiçbir zaman daha önceki sağlam haline geri dönemez.


body-counturing-1.jpg

Vücut Şekillendirme

Vücutta yapılan şekillendirme işlemleri, liposuction operasyonu, meme küçültme, meme büyütme, meme dikleştirme ameliyatları, karın germe, uyluk germe ve kol germe ameliyatlarıdır. Genellikle, vücudu bir bütün olarak ele alıp, yapılacak işlemlerin bir uyum içinde gerçekleştirilmesi planlanır.

Gerekirse, işlem öncesi ve sonrası kilo kontrolü, spor ile tonus arttırılması önerilebilir. Bu işlemler için başvuranların bilmesi gereken en önemli konu, sadece konunun cerraha bırakılması ile elde edilebileceklerin sınırlı olduğudur. Yaşam alışkanlıklarının göxden geçirilmesi, spor yapılması ve kilo kontrolü sonucun daha iyi olmasını sağlar.


kol-germe-arm-plasty.jpg

Özellikle fazla miktarda kilo verildiğinde ve/veya ileri yaşlarda bacakta oluşan deri fazlalıklarının tedavisinde tek başına liposuction ameliyatı yereli olmaz. Laser ve Vaser ile yağ alma işlemleri bir miktar düzelme sağlasa da, deri fazlalığının ileri olduğu durumlarda uyluk germe teknikleri kullanılır.

Yatay ve/veya dikey yönde yapılan bu işlemde fazla deri alınarak bacağın formunun iyileştirilmei hedeflenir.

İz bırakan bu tekniğin size uygun olup olmadığı muayeneniz sonucunda anlaşılır.


uyluk-germe.jpg

Özellikle fazla miktarda kilo verildiğinde ve/veya ileri yaşlarda bacakta oluşan deri fazlalıklarının tedavisinde tek başına liposuction işlemi yereli olmaz. Laser ve Vaser ile yağ alma işlemleri bir miktar düzelme sağlasa da, deri fazlalığının ileri olduğu durumlarda uyluk germe teknikleri kullanılır.

Yatay ve/veya dikey yönde yapılan bu işlemde fazla deri alınarak bacağın formunun iyileştirilmesi hedeflenir.

İz bırakan bu tekniğin size uygun olup olmadığı muayeneniz sonucunda anlaşılır.



ÇEVRESEL KARIN GERME NEDİR?

Karın germe ameliyatları standart ameliyatlar değildir. Hastanın karın bölgesindeki deformite, bele doğru devam ediyorsa yapalacak işlem de daha geniş bir alanı kapsamalıdır. Çevresel karın germe işlemi; karın bölgesi ile birlikte, bele doğru mevcut deri fazlalığı ve yağlanmanın giderilmesinde kullanılır.

ÇEVRESEL KARIN GERME İŞLEMİNDE NE YAPILIR?

Karın bölgesi muayene edildiğinde, sorunlar karın bölgesini aşarak, beli çevreleyecek şekilde arkaya dönüyorsa, karın germe ameliyatının kesisi, bel kıvrımı boyunca uzatılır Bu işlem sırasında, yygın bir liposuction uygulanır. Bu işlem, klasik karın germe ameliyatından daha büyük bir işlem olduğundan ve karın dışında çepeçevre beli kapsadiğindan çevresel karın germe ( circumfrential abdominoplasty) adı verilir.

ÇEVRESEL KARIN GERME İŞLEMİNİN İYİLEŞME SÜRECİ NASILDIR?

Genellikle 3 gece hastane kalımı yeterlidir. İşlemi izleyen 24-48 saat gerginlik, ağrı ve hassasiyet belirgindir, hareketler sınırlıdır. Dik durmak pek mümkün olmaz. . 3. Gün , gerginlik hissi azalır. 6 Hafta kadar korse kullanımı gerekir. 2-3 hafta içinde , günlük yaşam aktivitelerine dönülmeye başlanır, ancak 6. Hafta sonuna kadar korse kullanımı gerekir. Oluşan izler, ilk aylarda belirgindir, zaman içinde giderek solar.

ÇEVRESEL KARIN GERME HER HASTAYA UYGULANABİLİR Mİ?

Karın germe adayı olan hastalarda, bele doğru yağlanma ve deri fazlalığı, sarkma varsa uygulanabilir.

ÇEVRESEL KARIN GERME BAŞKA İŞLEMLERLE BİRLİKTE YAPILABİLİR Mİ?

Kişinin genel durumu uygun, laboratuvar bulguları uygunsa çevresel karın germe işlemi, başta liposuction olmak üzere bir çok cerrahi işlemle ( meme, burun vs) birlikte yapılabilir. Bu işlemlerin birlikte yapılması iyileşme sürecini bir miktar uzatabilir.

MİNİKARIN GERME İZİ NE KADARDIR?

Genellikle, tam karın germe işlemine kıyasla daha kısadır. Kasıktan geçecek şekilde planlanır. Yana doğru uzunluğu deri fazlalığının miktarı ve yanlara, bele doğru yayılma miktarı ile ilgilidir. İzin kısa tutalmaya çalışılması, yanlarda, kopek kulağı adını verdiğimiz deri katlantıları oluşmasına yol açabilir. Bunlar, daha sonra gerekirse lokal anestezi altında düzeltilebilir.



MİNİ KARIN GERME NEDİR?

Karın germe ameliyatları standart ameliyatlar değildir.Hastanın karın bölgesindeki deformite sınırlı ise yapalacak işlem de daha sınırlı olacaktır. Mini karın germe işlemi; karın bölgesindeki sorunların daha az olduğu durumlarda kullanılan estetik cerrahi tekniğidir.

MİNİ KARIN GERME İŞLEMİNDE NE YAPILIR ?

Karın bölgesi muayene edildiğinde, sorunlar karın bölgesinde, göbek altında kalan bölümle sınırlıysa, göbek üstündeki bölümde deri sarkması veya fazlalığı yoksa (sadece yağlanma varsa mini karın germe uygulanabilir) daha kısa bir kesi ile göbek altındaki fazla deri alınabilir, yağ alma işlemi uygulanabilir. Bu işlem, klasik karın germe ameliyatından daha küçük bir işlem olduğundan Mini Karın Germe olarak adlandırılır.

MİNİ KARIN GERME İŞLEMİNİN İYİLEŞME SÜRECİ NASILDIR ?

Genellikle 1 gece hastane kalımı yeterlidir. İşlemi izleyen 24-48 saat gerginlik, ağrı ve hassasiyet olabilir. 3. Gün, gerginlik hissi azalır. Korse kullanımı gerekir. 2-3 hafta içinde , günlük yaşam aktivitelerine büyük oranda dönülür. Oluşan izler, ilk aylarda belirgindir, zaman içinde giderek solar.

MİNİ KARIN GERME HER HASTAYA UYGULANABİLİR Mİ?

Karnında aşırı sarkıklığı olan, göbek üstü bölgesinde deri fazlalığı olan hastalara, mimikarın germe işlemi yerine, tam karın germe işlemi yapılması daha iyi sonuç verir.

MİNİ KARIN GERME–MİNİABDOMİNOPLASTİ BAŞKA İŞLEMLERLE BİRLİKTE YAPILABİLİR Mİ ?

Minikarın germe işlemi, başta liposuction olmak üzere bir çok cerrahi işlemle ( meme, burun vs) birlikte yapılabilir. Bu işlemlerin birlikte yapılması iyileşme sürecini olumsuz etkilemez.

MİNİ KARIN GERME İZİ NE KADARDIR ?

Genellikle, tam karın germe işlemine kıyasla daha kısadır. Kasıktan geçecek şekilde planlanır. Yana doğru uzunluğu deri fazlalığının miktarı ve yanlara, bele doğru yayılma miktarı ile ilgilidir. İzin kısa tutalmaya çalışılması, yanlarda, kopek kulağı adını verdiğimiz deri katlantıları oluşmasına yol açabilir. Bunlar, daha sonra gerekirse lokal anestezi altında düzeltilebilir.



Karın Germe Ameliyatı Estetiği

Karın Germe Ameliyatı Sonrası Dikkat Edilecek Hususlar
•1. Ameliyattan önce 10 gün süreyle aspirin alınmamalıdır.
•2. Ameliyattan önce 3-4 gün süreyle yumuşak gıdalar alınmalı, posalı yiyeceklerden kaçınılmalıdır.
•3. Ameliyattan bir gün önce akşam saatlerinde bibalaks suppozotuar ve bağırsak temizliği yapılmalıdır.
•4. Size söylenen saatten sonra hiç bir şey yenmemelidir.
•5. Ameliyat günü veya daha öncesinde sizin için gerekli olan kan tahlilleri yapılacaktır. Aynı şekilde ameliyat öncesi dönemde anestezi konsultasyonunuz yapılacak ve size uygulanacak anestezi şekline karar verilecektir.
•6. Ameliyat öncesi yapılacak işlemin detaylarının planlanması için odanızda bir çizim yapılacaktır. Bunu takiben ameliyat öncesi ve sonrasının kıyaslanmasında gerekli olan fotoğraf çekimleri tamamlanacaktır.
•7. Ameliyat sırasında genellikle ilk gün kullanılmak üzere idrar sondası uygulanmaktadır. Ayağa kalkmanızı takiben idrar sondası çekilecektir.
•8. Ameliyat sonrasi dönemde V pozisyonu olarak adlandırdığımız bir pozisyonda yatmanız saglanacak, böylece ameliyat bölgenizde oluşacak gerginlik azaltılmaya çalısılacaktır. Bu pozisyon belinizden itibaren gövdenizin 45 derece yükseltildiği pozisyondur. Zaman zaman bacaklarınızı kırarak gövdenize yaklaştırmanıza aynı anda belden itibaren gövdenizi yatar duruma getirmenize müsaade edilir. Ameliyat sonrası ilk saatlerden itibaren bacaklarınızı sık sık hareket ettirmeniz istenir.
•9. Ameliyat sonrası karnınızı kavrayan bir karın korsesi uygulanacaktır. Basıncı ayarlanabilen bu korse ameliyat bölgenizin hareketsiz kalmasına ve şişmesinin engellenmesine katkı sağlamak amacıyla kullanılır.
•10. Ameliyat sonrasi ilk saatlerde bir şey yemenize izin verilmez. Genellikle ilk beslenme sıvı gıdalarla olur. Rahat gaz cıkarabildikten sonra yumusak gıdalarla beslenmeye geçilir. Ameliyat sonrası ilk haftalarda genellikle öğün sayısını artırmanız ve miktarı kısıtlı tutmanız gaz yapıcı gıdalardan kaçınmanız gerekmektedir.
•11. Ameliyat sonrası ilk gün genellikle en sıkıntılı dönemdir. Bu dönemi daha rahat geçirmeniz için ağrı kesiciler ve zaman zaman uyku yapıcı ilaçlar uygulanır.
•12. Karın germe ameliyatlarının en çok korkulan komplikasyonu embolidir. Bundan korunmak için gerekli hallerde kan sulandırıcı ilaçlar verilir ve bacaklara varis çorapları uygulanır. Bütün bunlara rağmen emboli gelişebilir. Hastada veya ailesinde emboli öyküsü varsa mutlaka belirtilmelidir. Emboliyi oluşturan mekanizmalardan en önemlisi uzun süren hareketsizliklerdir. Bu nedenle hastanın ayağa kalkmasına izin verilinceye kadar yatak içinde bacaklarını hareket ettirmesi, sık sık kalçanın oynatılması ve aynı pozisyonda yatılmaması yerinde olur. Zaman zaman bacaklara ve baldırlara masaj yapılması faydalıdır.
•13. ilk kez kalkmanıza izin verildiğinde size yardım edilecektir. İlk kez kalkarken baş dönmesi ve fenalık hissi hiç nadir değildir. Bunu engellemek için ilk kalkışınızda uzun bir süre yatak kenarında oturmanız ve karşıya bakarak kalkmanız rahatlatıcı olur. Aynı şekilde ilk günlerde ayağa kalktığınızda dik yürümeniz ve gerinmeniz doğru olmaz. Karnınızdaki gerginlik nedeniyle hafifçe eğilmeniz yararlı olur.
•14. Ameliyattan sonraki ilk iki gün vücudun ödemli olduğu dönemdir. Bu dönemde vücut su toplar hareketler zorlaşır. Genellikle 3. günden itibaren ödem azalmaya başlar hareketler kolaylaşır.
•15. Ameliyattan sonra hastanede kaldığınız süre 2 veya 3 gecedir. Eve gitmenize izin verildikten sonra ilk haftayı ev istirahatinde geçirmeniz beklenir.
•16. Ameliyattan sonra 2. haftadan itibaren yavaş yavaş sosyal hayatınıza dönmenize izin verilir. Fakat 6 hafta süreyle ağır işler yapmamanız beklenir.
•17. Ameliyattan sonra 6 hafta boyunca sauna, solarium, buhar banyosu, güneş banyosu ve ağır sporlar sakıncalıdır.
•18. Genellikle ilk hafta ameliyat bölgenizi ıslatmadan yarım duşlar almanıza izin verilir. 2. haftadan itibaren tam duş alınabilir. 4. haftadan önce havuz ve denize girmenize izin verilmez.
•19. Yukarıdaki bilgiler tam karın germe ameliyatı için geçerli bilgilerdir. Mini abdominoplasty olarak adlandırılan ameliyat daha sınırıi sürelidir. Kısıtlamalar daha azdır.
•20. Ameliyat kesisi özellikle ameliyat sonrası ilk aylarda (3-4 ay) kırmızı kaşıntılı ve çok belli olabilir. Zaman içinde özellikle 6. aydan sonra ameliyat izinin renginin açılması, kaşıntının azalması beklenir. Bu süreç 2 yıla kadar devam eder. 2. yılın sonunda bile ameliyat bölgesinde deri renginde incede olsa ameliyat izi kalır. Bu izin kilot ve bikini çizgisi içinde kalmasına gayret edilir.
•21. Ameliyat sonrası dönemde özellikle göbek altındaki bölgenin uzun süren bazende kalıcı olabilen uyuşukluklar oluşur. Bunların zaman içinde daha iyi olması beklenir.
•22. Ameliyat sonrası erken ve geç dönemde gelişebilecek komplikasyonlar şunlardır: Erken Dönem, Kanama, enfeksiyon, hematom, seroma, yara ayrışması. Bunlar genellikle nadir karşılaşılan komplikosyonlardır. Kanama ve hematom olmaması için ameliyat sırasında dren denilen vakumlu bir sistem kullanılır. Bu sistem ameliyat bölgesinde oluşabilecek kanama ve sızıntıların kontrolüne yardımcı olur. Geç Dönem, Kötü iz, asimetriler, Karın duvarında aşırı duyarlılıktır.



Yağ Enjeksiyonu

Yağ enjeksiyonu nedir?
•Vücudun bir yerinden alınan yağ dokusunun başka bir bölgeye transferidir.
•Genellikle yağ dokusunun fazla olduğu bölgeden alınır. Bel, karın, basen gibi.
•Uygulanabileceği yerler değişkenlik gösterir. Yanak, dudak, göğüs, kalça, bacak vs.

Yağ enjeksiyonu neden yapılır?
•Volüm arttırılması amacıyla –göğüs , kalça
•Şekillendirme amacıyla – elmacık kemiği, çene
•Kontür düzenlenmesinde-çukurluk, asimetriler
•Çizgilerin kamufle edilmesinde-yanak çizgisi, alın ortası
•Travmalara bağlı çöküntülerin doldurulmasında kullanılabilir.

Yağ enjeksiyonu nasıl uygulanır?
•Lokal anesteziyle- yağ alınacak ve verilecek alanın uyuşturulması
•Sedasyonla- lokal anesteziden önce uyku veren ve ağrıyı azaltan ilaç uygulanması
•Genel anesteziyle- tamamen uyutularak

Yağ enjeksiyonu yapılacaksa nelere dikkat etmeliyim ?
•İşlemden önce ve sonra bir hafta kadar aspirin, bitki çayları ve antioksidanlar kullanmamak gerekir.
•İşlemden sonra soğuk uygulaması yapılmasında yarar vardır.
•Uygulama bölgesine nemlendirici krem sürülebilir.
•İşlemden hemen sonra duş alınabilir.

Sonucu ne zaman alırım?
•İlk günlerde uygulama bölgesinde şişme olabilir. İlerleyen günlerde, ödem azalır.
•Genellikle 7-10 gün civarında sonuç daha iyi algılanır. Son halini alması 6-8 haftayı bulur.
•6 ay -1 yıl içinde verilen ağın %30-50 si eriyebilir. Bu nedenle, ikinci bir yağ enjeksiyonu gerekebilir.

Yan etki veya istenmeyen sonuçlar ?
•Güvenli bir yöntemdir. Vücudun kendi dokusudur.
•Nadiren enfeksiyon, sertlik ve düzensizlik olabilir.
•Erken dönemde morluk oluşabilir.
•Ilk günlerde hassasiyet beklenir.